Deprem bölgesindeki çiftçiler iklim krizini nasıl yaşıyor? Hayata Destek'ten sivil toplum ve yerel dayanıklılık raporu
Hayata Destek Derneği'nin 2025'teki iki araştırmasını birleştiren rapor, Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş'taki tarım topluluklarının iklim deneyimini ve STK'ların ihtiyaçlarını ortaya koyuyor.
Hayata Destek Derneği, iklim değişikliğinin Türkiye'deki politikalara ve yerel topluluklara etkisini inceleyen “Türkiye'de İklim Değişikliğiyle Mücadelede Sivil Toplum ve Yerelin Dirençliliği” raporunu yayımladı. Rapor, iklim krizinin artık uzak bir risk olmadığını, özellikle kırılgan toplulukların geçimini ve yaşam koşullarını bugünden etkilediğini gösteriyor.
Çalışma, derneğin 2025 boyunca yürüttüğü iki araştırmayı bir araya getiriyor. “Türkiye'de İklim Değişikliği: Artık Uzak Bir Tehdit Değil” başlıklı masa başı araştırması iklim politikasını, azaltım ve uyum yaklaşımlarını ve bunların insani yardımla ilişkisini ele alıyor. “Deprem Bölgesinde İklim Değişikliğinin Etkileri” başlıklı ikinci çalışmada ise Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş'ta tarımla geçinen topluluklarla odak grup görüşmeleri yapıldı. Uzman görüşmeleri ve STK'lara uygulanan anketler de rapora dahil edildi.
Öne çıkan bulgular:
• Deprem bölgesindeki katılımcılar kuraklık, düzensiz yağış, don ve azalan ya da kirlenen su kaynakları yüzünden üretimin zorlaştığını anlatıyor; bazı yerlerde depremden sonra suya erişim daha da kötüleşmiş.
• İklim, birçok STK için hâlâ yeni bir gündem. Kuruluşlar iklim finansmanı ve teknik kapasite konusunda desteğe ihtiyaç duyuyor; buna karşın önemli bir kısmı mevcut çalışmalarının uyum ve azaltıma katkı verdiğini düşünüyor.
• Ulusal stratejilerle sahadaki durum arasında belirgin bir kopukluk var. Topluluklarla kurdukları güven, sahaya erişimleri ve hızlı hareket edebilmeleri STK'ları bu boşluğu kapatmada önemli kılıyor.
Raporun önerileri arasında damla sulama ve yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemlerinin ve yerel risk yönetiminin güçlendirilmesi, özellikle kadınların ve küçük üreticilerin geçim kaynaklarının korunup çeşitlendirilmesi, ulusal iklim stratejilerinin uygulanabilmesi için yerele kaynak, yetki ve kapasite aktarılması yer alıyor. Rapor, kamu, akademi, kalkınma ve insani yardım kuruluşları, sivil toplum ve çiftçiler arasında güçlü bir iş birliği çağrısıyla bitiyor.
Rapor derneğin sitesinde: https://www.hayatadestek.org/duyurular/sivil-toplum-ve-yerel-dayaniklilik-turkiyede-iklim-mucadelesine-yakindan-bakis/
Devamını okuyun
Tüm gündem →Haber
COP Bike Ride bisikletçileri Antalya yolunda: Ulaşımda bisiklete öncelik için 10 talep
eSTK · 15 Ekim 2026
Haber
Toprağın Kadınları 2026 Büyük Ödülü Hatay'dan Emel Duman'ın İpek Projesine
eSTK · 13 Ekim 2026
Yayın / rapor
İnsan Hakları İzleme Örgütü: COP31 ev sahibi Türkiye'de çevre savunucuları baskıyla karşı karşıya
eSTK · 13 Ekim 2026
Yeniliklerden ilk siz haberdar olun
Yeni açılan hibe çağrıları, ilanlar ve sivil toplum gündemindeki gelişmeleri e-postanıza gönderelim.