İçeriğe geç

İzmir'deki 2. Agroekoloji Çalıştayı'nda 300 katılımcı gıda sisteminin dönüşümünü tartıştı

İzmir'de düzenlenen 2. Agroekoloji Çalıştayı'ndan bir oturum

Zehirsiz Sofralar Platformu'nun 4–6 Nisan 2025'te İzmir'de düzenlediği çalıştayda akademisyen, çiftçi ve STK temsilcileri agroekolojinin bilimsel ve toplumsal boyutlarını konuştu.

Zehirsiz Sofralar Platformu'nun 4–6 Nisan 2025'te İzmir'de düzenlediği 2. Agroekoloji Çalıştayı, yaklaşık 300 katılımcıyı bir araya getirdi. Akademisyenler, çiftçiler, gıda toplulukları, meslek odaları ve sivil toplum temsilcileri doğaya, çiftçiye ve topluma dost bir gıda sisteminin nasıl kurulabileceğini tartıştı. Çalıştaydan çıkan ortak mesaj, agroekolojinin bir seçenek değil zorunluluk olduğuydu.

İlki 2019'da yine İzmir'de yapılan çalıştayın ikincisi Mimarlar Odası Konferans Salonu'nda gerçekleşti. Gündemde sağlıklı üretim, çocuk beslenmesi, gıda hakkı ve sağlıklı gıdaya erişim, agroekoloji eğitimi, yerel dayanışma ağları, afet ve krizlere dayanıklı üretim ile toprak ve insan sağlığı arasındaki ilişki vardı. Etkinlik dış kaynaktan maddi destek alınmadan, gönüllülük esasıyla düzenlendi.

Açılışta La Via Campesina'nın eski genel koordinatörlerinden araştırmacı Prof. Dr. Peter Rosset'in çalıştay için hazırladığı video konferans gösterildi. Tarım Ekonomisi Derneği'nden Prof. Dr. Tayfun Özkaya ise Türkiye'de agroekolojinin bilim, uygulama ve hareket olarak durumunu değerlendirdi. Dr. Bülent Şık da konuşmasında agroekolojinin bugün bir gereklilik olduğunu vurguladı.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Dr. Fatih Özden'e göre ilk çalıştayda hareketin politik yanı öne çıkarken bu yıl bilimsel araştırmalara ve uygulama örneklerine daha çok yer verildi; böylece bilim, uygulama ve hareket ayakları daha dengeli temsil edildi. Özden, akademik çalışmaların daha çok organik tarım üzerine yoğunlaştığını, agroekolojiye özgü araştırmaların sınırlı kaldığını belirtti. Ona göre agroekoloji de organik tarım gibi yeşil boyama yoluyla endüstriyel sisteme eklemlenme riski taşıyor ve buna karşı önlem alınması gereken bir eşikte duruyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu, tarım ilaçları ve suni gübrelerin sağlık, çevre ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki maliyetleri hesaba katıldığında, uzmanlara göre konvansiyonel bir gıdanın gerçek maliyetinin görünen maliyetin yaklaşık üç katı olduğunu hatırlattı. Şehirlioğlu, platformun 2019'da Buğday Derneği'nin Zehirsiz Sofralar Projesi sırasında yaptığı çağrıyla bir araya gelen örgüt ve inisiyatiflerce kurulduğunu da anlattı.

Platformun koordinatörlerinden ÇEKÜL Vakfı İletişim Sorumlusu Alper Can Kılıç, organik tarım, agroekoloji ve doğal tarımla toplumun tamamının beslenemeyeceği yönündeki yaygın kanaatin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği'nden Ceyhan Temürcü ise çalıştayın, bir hareket içindeki insanların birbiriyle ilişkilerinin önemini görmesini sağladığını ifade etti.

Çalıştayın üçüncü gününde katılımcılar Aydın Kuşadası'na bağlı Kirazlı köyünde agroekolojik üretim yapan Nihat Fidan'ın kiraz bahçesini ziyaret etti; aynı gün tohum egemenliği üzerine bir forum yapıldı. Tarım Ekonomisi Derneği Başkanı İpek Süer Tuzcuoğlu, uygulamalara ilişkin atölyelerin çalıştaya renk kattığını belirtti.

Yeniliklerden ilk siz haberdar olun

Yeni açılan hibe çağrıları, ilanlar ve sivil toplum gündemindeki gelişmeleri e-postanıza gönderelim.