İçeriğe geç

Kömürden çıkışta madenciler ve maden ilçeleri nasıl korunur? SHURA'dan politika önerileri

SHURA GÜNDEM bülteninin kömür bölgelerinde adil dönüşümü ele alan sayısının kapağı

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, Ağustos 2025 bülteninde kömüre bağımlı bölgeler için beceri dönüşümü, ekonomik çeşitlendirme ve sosyal destek programları öneriyor.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, SHURA GÜNDEM bülteninin Ağustos 2025 tarihli 8. sayısını kömür bölgelerinde adil dönüşüme ayırdı. Bülten, Türkiye'nin net sıfır hedefi için kömürden kademeli çıkışın gerekli olduğunu, ancak bu sürecin madende çalışanları, ailelerini ve maden ilçelerinin ekonomisini koruyacak programlarla yürütülmesi gerektiğini savunuyor.

Bültenin çıkış noktası, Temmuz 2025'te kabul edilen ve elektrik ihtiyacına yönelik madencilik faaliyetlerine mera, orman ve zeytinlik alanlarında izin verilmesini ya da izin sürecinin kolaylaştırılmasını öngören yasa. Yasa çevre ve sağlık etkileriyle tarım ve turizme olası zararları nedeniyle tepki çekti; tartışmanın öbür yüzünde ise madenciliğin bazı bölgelerde istihdam ve yerel ekonomi için taşıdığı önem vardı. SHURA'ya göre kömür gibi yüksek emisyonlu faaliyetlere yeni alan açmak tarım, kırsal geçim ve biyoçeşitlilik açısından risk taşıyor ve adil dönüşüm ilkeleriyle çelişiyor.

Türkiye'de kömür madenciliğinde yaklaşık 40 bin kişi çalışıyor; bu, 16 milyonu aşan toplam istihdamın yalnızca %0,2'si. Ancak bazı bölgelerde sektörün ağırlığı çok daha büyük: Zonguldak-Karabük-Bartın bölgesinde çalışanların %4'ten fazlası, Manisa-Afyonkarahisar-Kütahya-Uşak bölgesinde ise %1'den fazlası kömür madenlerinde. Doğrudan ve dolaylı istihdamla birlikte kömür madenciliğinin yerel istihdamın %10'unu aştığı 20'ye yakın ilçe var. Bunlardan nüfusu ve istihdamı yüksek olanlar Soma (Manisa), Zonguldak Merkez, Malkara (Tekirdağ), Afşin (Kahramanmaraş) ve Tavşanlı (Kütahya); nüfusu düşük ama madene bağımlılığı yüksek olanlar ise Kınık (İzmir), Kilimli (Zonguldak), Amasra (Bartın), Laçin ve Dodurga (Çorum), Mihalıççık (Eskişehir), Nallıhan (Ankara) ve Domaniç (Kütahya).

Bülten, madencilikteki ücretlerin Türkiye ortalamasının 1,4 katı olduğuna, istihdamın güvenceli ve sendikalaşmanın görece yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle dönüşümde hak kaybı yaşanmaması için üç tür program öneriyor:
• Beceri dönüşümü ve işe yerleştirme: Kapanacak işletmelerin çalışanları için, çalışma çağındaki nüfusa öncelik veren, düşük eğitimlilere özel, sosyal koruma ve bölgesel kalkınma programlarıyla birlikte tasarlanan programlar
• Ekonomik çeşitlendirme: Bölgesel kalkınma planlaması, madene bağımlı ilçelerde alternatif sektörlerin teşviki, imalat gibi beceri uyumu yüksek sektörlerde istihdam teşvikleri ve uzun vadeli bölgesel destekler
• Sosyal destek: Yüksek işsizlik riski taşıyan 45 yaş üstü ve düşük eğitimli çalışanlar için erken emeklilik, 45–60 yaş grubuna erken emekliliğin yanında yeniden eğitim ve işe yerleştirme seçeneği, bağımlı aile bireylerini de kapsayan destekler

Finansman için ETS gelirleri ve uluslararası işbirlikleri dahil yeni kaynakların geliştirilmesi öneriliyor. SHURA, planlamadan uygulamaya her aşamada merkezi kurumların yanı sıra yerel yönetimlerin, meslek örgütlerinin, sivil toplumun, işveren kuruluşlarının, sendikaların ve ihracatçı büyük firmaların sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor. Merkezin notuna göre zeytinlik ve orman gibi hassas alanlarda madenciliğin yaygınlaşması biyoçeşitliliği ve kırsal geçimi riske atabilir; enerji politikasının adil, katılımcı ve doğaya duyarlı olması gerekiyor.

Bültenin tamamı SHURA'nın sitesinde: https://shura.org.tr/shura-gundem-8-sayi/

Yeniliklerden ilk siz haberdar olun

Yeni açılan hibe çağrıları, ilanlar ve sivil toplum gündemindeki gelişmeleri e-postanıza gönderelim.