SHURA analizi: Karbon sınır vergisi Türkiye'nin AB'ye ihracatını nasıl etkileyecek?
SHURA'nın Eylül 2025 bülteni, AB'nin karbon sınır mekanizmasının Türkiye'ye maliyetini hesaplıyor ve katma değeri yüksek üretime geçişi öneriyor.
SHURA'nın Eylül 2025 tarihli 9. GÜNDEM bülteni, Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) Türkiye ekonomisine etkisini inceliyor. Bültene göre 2023'ten beri yalnızca ürünlerindeki karbon miktarını raporlayan ihracatçılar, 2026 başından itibaren mali yükümlülük de taşıyor. SHURA, sanayide katma değeri yüksek ürünlere geçilirse maliyetlerin büyük ölçüde hafifleyebileceğini savunuyor.
SKDM, AB Yeşil Mutabakatı'nın parçası olarak “karbon kaçağını”, yani karbon vergisinden kaçmak için üretimin birlik dışına kaydırılmasını önlemek üzere tasarlandı. AB içindeki üreticilere uygulanan karbon bedeli aynı koşullarla ithal ürünlere de yansıtılıyor. İlk aşamada demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, hidrojen ve elektrik kapsamda. AB içi üreticilere tanınan muafiyetler 2034'e kadar kademeli olarak kalkacağı için ödeme yükü ilk yıllarda görece düşük kalacak, 2029'dan sonra hızla artacak. 2030 sonrasında kapsamın tüm metaller, rafineri ürünleri, taşıma yakıtları, organik kimyasallar, cam, seramik, kireç, alçı, kâğıt ve selüloz ile hava ve deniz taşımacılığını içerecek şekilde genişlemesi; İngiltere başta olmak üzere başka ülkelerin de benzer uygulamalar başlatması bekleniyor.
İhracatçı ülkenin kendi içinde tahsil ettiği karbon bedeli, AB'ye ödenecek tutardan düşülebiliyor. Bu nedenle İklim Kanunu'nda öngörülen ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), doğacak bedellerin bir bölümünün AB'ye aktarılmak yerine Türkiye'de kalmasını sağlayabilir.
SHURA'nın “SKDM ve Türkiye: Sektörel Etkileşimler, Fayda ve Maliyetler” raporuna göre mekanizmanın etkisi GSYİH'ye oranla ihmal edilebilir düzeyde, ancak ilgili ürünlerin ihracatından elde edilen katma değerle kıyaslandığında büyük. AB ETS'deki 70 avro/ton fiyatla emisyon maliyeti ihracat katma değerinin üçte ikisine ulaşıyor; fiyat 100 avro/tona çıkarsa ikisi başa baş geliyor. Bunun nedeni, ihraç edilen ürünlerin karbon yoğunluğuna kıyasla çok az katma değer üretmesi. Analiz taşıma maliyetlerini, dış ticaret açığını ve bağlantılı sektörlere etkileri de hesaba katıyor: Türkiye'nin bu ürünlerdeki tüm dünyaya ihracatında karbon vergisi olmasa bile maliyetler faydaları aşıyor; yalnız AB'ye ihracatta ise maliyetler 70 avro/tonun üzerindeki fiyatlarda öne geçiyor.
SHURA'nın önerdiği dönüşüm senaryosunda, SKDM'ye yoğun maruz kalan düşük katma değerli ürünlerin üretim ve ihracattaki payı azalıyor, yüksek katma değerli ürünlerin payı artıyor. Bu ürünleri girdi olarak kullanan makine-teçhizat, elektrikli teçhizat, otomotiv, enerji ekipmanları ve inşaat-altyapı sektörlerindeki kazanç ile düşen karbon ve taşıma maliyetleri sayesinde, ihracat azalsa da net fayda elde edilebiliyor.
Bültendeki başlıca öneriler şunlar:
• Demir-çelik ve alüminyumda yüksek katma değerli ürünlerin payını artırmak, ihracatı azaltarak dış ticaret açığını, taşıma ve emisyon maliyetlerini düşürmek; demir-çelikte orta vadede hidrojenle doğrudan indirgeme (DRI) teknolojisine geçmek.
• Çimento ve gübrede ihracat miktarını düşürmek; gübre üretiminde orta vadede yeşil hidrojen ve amonyaktan yararlanmak.
• Dönüşümü 2035–2040 vadesine odaklamak ve rekabet gücünü korumak için erken uyum sağlamak.
• Ulusal ETS'yi karbonsuzlaşmayı teşvik ederken yurt içi maliyet artışlarını ve rekabetçiliği dengeleyecek biçimde tasarlamak; yerel karbon gelirlerini dönüşümün finansmanında kullanmak.
• İthal girdilerin emisyon maliyetini menşe ülkeye yansıtmak için ulusal bir SKDM uygulamasını değerlendirmek.
• Uluslararası iş birliği ve finansman imkânlarını kullanmak, SKDM'den etkilenen diğer ihracatçı ülkelerle maliyetlerin adil paylaşımı için birlikte hareket etmek.
Bültenin tamamı: https://shura.org.tr/shura-gundem-9-sayi/
Devamını okuyun
Tüm gündem →Haber
COP Bike Ride bisikletçileri Antalya yolunda: Ulaşımda bisiklete öncelik için 10 talep
eSTK · 15 Ekim 2026
Haber
Toprağın Kadınları 2026 Büyük Ödülü Hatay'dan Emel Duman'ın İpek Projesine
eSTK · 13 Ekim 2026
Yayın / rapor
İnsan Hakları İzleme Örgütü: COP31 ev sahibi Türkiye'de çevre savunucuları baskıyla karşı karşıya
eSTK · 13 Ekim 2026
Yeniliklerden ilk siz haberdar olun
Yeni açılan hibe çağrıları, ilanlar ve sivil toplum gündemindeki gelişmeleri e-postanıza gönderelim.