İçeriğe geç

Sivil Toplumun Sessiz Dayanıklılığı: STGM Raporu Finansman Sorunlarını İnceliyor

STGM'nin sivil toplum örgütlerinin finansal dayanıklılığına dair raporunun tanıtım görseli

STGM'nin 109 STÖ'nün başvurusuna ve 28 örgütle görüşmelere dayanan raporu, hibe bağımlılığını, yardım toplama iznindeki güçlükleri ve örgütlerin “sessiz dayanıklılık” yollarını anlatıyor.

Türkiye'de sivil toplum örgütleri kaynak sıkıntısını çoğu zaman gönüllü emek, ücretsiz çalışma, kişisel kaynaklar ve kişisel ilişkilerle aşıyor. Sivil Toplum Geliştirme Merkezi'nin (STGM) yeni raporu, geçici olması gereken bu çözümlerin kalıcı hâle gelmesini “sessiz dayanıklılık” olarak adlandırıyor. Rapora göre bu durum kısa vadede ayakta kalmayı sağlasa da uzun vadede tükenmişlik ve kurumsal kırılganlık üretiyor.

“Finansal Güçlenme Programı'ndan Öğrendiklerimiz: Yapısal Zorluklar ve Çıkış Arayışları” başlıklı rapor, Avrupa Birliği'nin desteklediği STÖ'ler için Kaynak Merkezi Projesi kapsamında hazırlandı ve bir basın bülteniyle birlikte yayımlandı. Çalışma, 28 farklı şehirden 109 STÖ'nün programa yaptığı başvurulara ve 28 örgütle yapılan derinlemesine görüşmelere dayanıyor.

Başvuran örgütlerin önemli bir bölümünde kaynak geliştirmeden sorumlu ayrı bir çalışan bulunmuyor; bu iş yönetim kurulu üyelerinin, koordinatörlerin ya da iletişim sorumlularının üzerine ek yük olarak kalıyor. Bu da kaynak geliştirmenin uzun vadeli, stratejik bir süreç olarak planlanmasını engelliyor. Araştırma, savunuculuk ve uzmanlık alanlarında çalışan örgütlerde hibe ve proje gelirleri hâlâ ana kaynak; tek bir projeye bağlı kalmak ise kırılganlığı artırıyor.

Raporda yardım toplama mevzuatı yapısal bir engel olarak öne çıkıyor:

• 109 örgütten yalnızca 18'i son üç yılda yardım toplama izni için başvurdu.
• Bu 18 örgütün 12'si talebinin reddedildiğini ya da uzun süre yanıtsız kaldığını söyledi; izin alabilen 6 örgüt süreci “yavaş, öngörülemez ve caydırıcı” buldu.
• Başvurmayan 91 örgüt, sürecin çok zahmetli ve belirsiz olmasını, ret ihtimalinin yüksekliğini ve küçük ekiplerin bu yükü kaldıramayacağını gerekçe gösterdi.

Raporun vardığı sonuç, finansal dayanıklılığın yalnızca örgütlerin çabasıyla sağlanamayacağı. Gelir çeşitlendirme, topluluk temelli bağışçılık ve örgütler arası deneyim paylaşımının yanında fon sağlayıcıların ve politika yapıcıların da daha esnek, öngörülebilir ve uzun vadeli destek modelleri geliştirmesi gerektiği belirtiliyor.

Raporun tamamı: https://www.stgm.org.tr/sites/default/files/2026-08/finansal-guclenme-programi.pdf

Yeniliklerden ilk siz haberdar olun

Yeni açılan hibe çağrıları, ilanlar ve sivil toplum gündemindeki gelişmeleri e-postanıza gönderelim.